Dr. Aytaç AYDIN*
Geçmişten günümüze halkların barınma, beslenme ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarının yanında en önemli ihtiyaçlarından biri de demokrasiye erişim olmuştur. Abraham Lincoln’ün ifadesiyle demokrasi, “halkın, halk tarafından ve halk için yönetilmesi” olarak tanımlanmaktadır (Varlık ve Ören, 2015). Ancak demokrasi yalnızca seçimlerden ibaret değildir. Halkın güçlendirildiği, periyodik, özgür, adil, katılımcı ve gerçekten rekabetçi seçimlerin gerçekleştirildiği; kamu politikalarının belirli siyasi veya ekonomik grupların değil toplumun tamamının yararını gözettiği bir yönetim anlayışını ifade etmektedir.
Tarihsel olarak demokrasinin inşası zor ve çetin bir süreci ortaya koymaktadır. Belirli ülkeler demokratikleşme kavramı ile erken tanışmış olsa da diğer bazı ülkeler henüz bu süreçle tanışamamıştır. Ülkelerin bir bölümü demokratikleşme deneyimi yaşamasına rağmen yeniden anti-demokratik yönetimlere yönelmiştir. Bu nedenle günümüzde demokrasinin karşı karşıya olduğu en önemli tehditlerden biri otoriterleşmedir. Otoriterleşme arttıkça demokrasi, temel hak ve özgürlükler gerilemekte; ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve siyasal katılım gibi demokratik değerler zayıflamaktadır.
Son yıllarda dünyada yaşanan demokratik gerileme tartışmaları, yalnızca siyasal kurumların işleyişini değil, eğitim sistemlerinin demokratik toplumların sürdürülebilirliğindeki rolünü de yeniden gündeme taşımıştır. Dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları ve sosyal medya platformlarının bilgi üretim ve tüketim biçimlerini değiştirdiği günümüzde, demokratik değerlerin korunmasında eğitimin rolü her zamankinden daha fazla tartışılmaktadır.
Bunun yanında, bilgi üretim süreçlerinin giderek büyük teknoloji şirketleri ve yapay zekâ sistemleri etrafında merkezileşmesi, bilgi çeşitliliği, algoritmik önyargılar ve farklı görüşlerin temsili konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Yapay zekâ sistemleri büyük veri kümeleri üzerinde eğitildiğinden, eğitim verilerindeki önyargıları veya baskın yaklaşımları yeniden üretebilme riski taşımaktadır. Bu durum, eleştirel düşünme becerilerinin, medya okuryazarlığının ve dijital okuryazarlığın demokratik toplumlar açısından önemini daha da artırmaktadır. Bu nedenle eğitim ile demokrasi arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesi, yalnızca akademik açıdan değil, kamu politikaları açısından da önem taşımaktadır.
Literatürde okuma yazma oranının düşüklüğü ve eğitim seviyesinin yetersizliği, otoriter eğilimlerin güçlenmesiyle ilişkilendirilen önemli faktörler arasında gösterilmektedir (Freedom House, 2023). Çünkü eğitim, “hem bilgi hem de yurttaşlık erdemlerinin en iyi temsilcisidir” (Alesina ve Giuliano, 2011, s. 8). Eğitim hem sosyal sermayeyi güçlendirmekte hem de bilgi asimetrisini azaltarak demokratik kurumların işleyişine katkı sağlayabilmektedir. Wolfinger ve Rosenstone’a (1980) göre eğitim, bireyin siyaset gibi karmaşık ve soyut konuları anlama kapasitesini artırmasının yanında sivil sorumluluk bilincini de geliştirmektedir. Eğitimli vatandaşların oy verdikleri konuları değerlendirme ve kamu yöneticilerini denetleme olasılıkları daha yüksek olduğundan, demokratik süreçlere daha bilinçli katılım göstermeleri de beklenmektedir (Milligan ve diğerleri, 2004; Ostrom, 2006).
Buna karşılık eğitim düzeyinin düşük olduğu toplumlarda bireylerin siyasal süreçlere katılımı daha sınırlı kalabilmekte, bilgiye erişimde yaşanan eşitsizlikler popülist söylemlerin daha kolay karşılık bulmasına zemin hazırlayabilmektedir (Dalton, 2008). Okuma yazma bilmeyen bireyler genellikle daha düşük gelir seviyelerine ve daha sınırlı sosyal imkânlara sahip olduklarından, siyasal süreçlere katılım konusunda da çeşitli dezavantajlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Inglehart ve Welzel’e (2005) göre eğitim düzeyi yükseldikçe bireylerin özgürlük, katılım ve demokratik değerlere verdikleri önem artmaktadır. Benzer şekilde Stubager (2008), yüksek eğitimli grupların daha özgürlükçü değerlere yönelme eğiliminde olduğunu ortaya koymaktadır.
Demokrasiyi Ölçmek Mümkün mü?
Demokrasi ve özgürlük gibi kavramlar soyut nitelik taşıdığı için ülkelerin demokratik performanslarını ölçebilmek amacıyla farklı uluslararası kuruluşlar tarafından çeşitli endeksler geliştirilmektedir. Bu endeksler ülkelerin mevcut durumunun belirlenmesi, zaman içerisindeki değişimlerinin izlenmesi ve ülkeler arasında karşılaştırma yapılabilmesi açısından önemli veri kaynakları sunmaktadır. Bununla birlikte her endeks farklı kriterleri esas aldığı için tek başına kesin bir yargıya ulaşmak yerine, birbirini tamamlayan değerlendirme araçları olarak ele alınmaları daha doğru olacaktır.
Küresel Barış Endeksi
Küresel Barış Endeksi, ülkelerin mevcut durumunun tespiti, gelecekte ortaya çıkabilecek risklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması açısından önem taşımaktadır. Barış yalnızca güvenli bir ortamı ifade etmemekte; ekonomik gelişme, toplumsal refah, sosyal uyum ve sürdürülebilir kalkınma ile doğrudan ilişkilendirilmektedir. Günümüzde şiddetin düşük olduğu, toplumsal huzurun sağlandığı ve siyasal istikrarın bulunduğu ülkeler, bilimsel faaliyetler, teknolojik gelişmeler ve uluslararası yatırımlar açısından önemli avantajlar elde etmektedir (Institute for Economics & Peace, 2024).
Ekonomi ve Barış Enstitüsü (Institute for Economics & Peace) tarafından hazırlanan Küresel Barış Endeksi, dünya nüfusunun büyük bölümünü kapsayan kapsamlı göstergelerden biridir. Endeks; toplumsal güvenlik, iç ve dış çatışmalar ile militarizasyon düzeyi gibi çok sayıda nicel ve nitel göstergeyi birlikte değerlendirerek ülkelerin barış düzeyini ölçmektedir (Institute for Economics & Peace, 2024).
Dünya Özgürlük Endeksi
Freedom House tarafından hazırlanan Dünya Özgürlük Endeksi ise ülkeleri siyasal haklar ve sivil özgürlükler açısından değerlendirmektedir. Endeks; seçim süreci, siyasal çoğulculuk, hükümetin işleyişi, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve bireysel haklar gibi temel demokratik göstergeler üzerinden ülkeleri puanlamaktadır (Freedom House, 2024).
Bu yönüyle endeks yalnızca seçimlerin yapılıp yapılmadığını değil, seçimlerin ne derece rekabetçi olduğu, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini ne ölçüde kullanabildiği ve kamu otoritesinin hukuk kuralları çerçevesinde hareket edip etmediği gibi unsurları da değerlendirmektedir.
Basın Özgürlüğü Endeksi
Demokratik toplumların en önemli unsurlarından biri de bağımsız ve özgür medyadır. Reporters Without Borders (RSF) tarafından hazırlanan Basın Özgürlüğü Endeksi, gazetecilerin siyasi, ekonomik ve hukuki baskılardan bağımsız şekilde görev yapabilme kapasitesini ölçmektedir. Temel amacı, gazetecilerin ve medyanın özgürlük seviyesini karşılaştırmaktır. (RSF, 2024). Endeks; siyasi ortam, hukuki çerçeve, ekonomik koşullar, sosyo-kültürel yapı ve gazetecilerin güvenliği gibi birçok farklı göstergeyi birlikte değerlendirmektedir.
Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin çalışma koşullarını değil, aynı zamanda vatandaşların doğru bilgiye ulaşabilme hakkını da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle demokratik sistemlerin değerlendirilmesinde önemli göstergelerden biri olarak kabul edilmektedir.
Endeksler Ne Söylüyor?
Her ne kadar bu endeksler farklı yöntemler kullansa da ortak bir noktada buluşmaktadır. Demokratik kurumların güçlü olduğu ülkelerde hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, siyasal katılım ve toplumsal güven düzeyi genellikle daha yüksek görünmektedir. Buna karşılık demokratik standartların zayıfladığı ülkelerde basın özgürlüğü, temel haklar ve siyasal çoğulculuk alanlarında da gerilemeler yaşanabilmektedir. Bu açıdan eğitim kavramı otoriterleşmenin azalması ve demokratikleşmenin ilerlemesi açısından önemlidir.
Endeks değerlerini somutlaştırmak için Türkiye örneğine bakabiliriz.
2026 Küresel Barış Endeksi’nde Türkiye 163 ülke arasında 136. sırada ve 2,61 puanla yer almakta, önceki yıla göre sınırlı bir iyileşme göstermesine rağmen düşük bir konumda kalmaya devam etmektedir. Freedom House’un Freedom in the World 2026 raporunda Türkiye 100 üzerinden 32 puanla “Özgür Değil” kategorisinde değerlendirilirken, Freedom on the Net 2025 raporunda da 31/100 puanla aynı kategoride yer almaktadır. RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ise Türkiye dört sıra gerileyerek 180 ülke arasında 163. sıraya inmiştir.
Günümüzde Otoriterleşmenin Yeni Boyutu: Yapay Zekâ ve Bilginin Merkezileşmesi
Son yıllarda dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi, eğitim ve demokrasi tartışmalarına yeni bir boyut kazandırmıştır. Geçmişte bilgiye erişim büyük ölçüde kütüphaneler ve basılı kaynaklar aracılığıyla sağlanırken, daha sonra arama motorları temel bilgi kaynağı hâline gelmiştir. Günümüzde ise milyonlarca insan bilgiye doğrudan yapay zekâ araçları üzerinden ulaşmaya başlamıştır.
Bu dönüşüm bilgiye erişimi önemli ölçüde kolaylaştırsa da yeni tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin büyük ölçüde sınırlı sayıda küresel teknoloji şirketi tarafından geliştirilmesi ve kontrol edilmesi, bilgi üretim ve dağıtım süreçlerinin giderek merkezileştiğine ilişkin tartışmaları artırmaktadır. Demokratik toplumlar açısından sorun yalnızca yanlış bilgiye erişim değil, aynı zamanda bilginin hangi kaynaklardan üretildiği, hangi bilgilerin öne çıkarıldığı ve hangi bakış açılarının görünür hâle geldiğidir.
Dijital medya ortamında yanlış bilgi, kasıtlı yanlış bilgi ve manipülatif içeriklerin hızla yayılması uzun süredir tartışılan sorunlar arasında yer almaktadır. Buna son yıllarda yapay zekâ sistemlerinin hatalı, eksik veya önyargılı içerikler üretebilme riski de eklenmiştir. Yapay zekâ sistemleri büyük veri kümeleri üzerinde eğitildiğinden, eğitim verilerindeki önyargıları veya baskın yaklaşımları yeniden üretebilmekte, bu durum ise bilgi çeşitliliği ve eleştirel düşünme açısından yeni tartışmalara yol açmaktadır.
Bu gelişmeler, eğitim kavramının yalnızca okuma yazma oranı veya diploma düzeyi üzerinden değerlendirilmesini yetersiz hâle getirmektedir. Demokratik toplumların sürdürülebilirliği açısından bireylerin bilgiye ulaşabilmeleri kadar, ulaştıkları bilgiyi sorgulayabilmeleri, farklı kaynaklarla karşılaştırabilmeleri ve eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirebilmeleri de önem kazanmaktadır. Bu nedenle dijital okuryazarlık, medya okuryazarlığı ve eleştirel düşünme becerileri, günümüzde demokratik vatandaşlığın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.
Sonuç Yerine
Eğitim ile demokrasi arasındaki ilişki, yalnızca bireylerin okuma yazma bilmesiyle sınırlı değildir. Eğitim; daha katılımcı, eleştirel düşünebilen ve demokratik değerlere sahip çıkan bireylerin yetişmesine katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte eğitimin bu işlevini yerine getirebilmesi, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve güçlü demokratik kurumlarla desteklenmesine bağlıdır.
Günümüzde yapay zekâ ve dijital teknolojilerin bilgi üretim süreçlerini dönüştürmesi, eğitim ve demokrasi ilişkisini yeni bir boyuta taşımıştır. Artık yalnızca bilgiye erişmek değil, ulaşılan bilginin doğruluğunu sorgulayabilmek de demokratik toplumlar açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle eğitim politikaları yalnızca eğitim seviyesini artırmayı değil, aynı zamanda eleştirel düşünme, medya okuryazarlığı ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi de hedeflemelidir.
Kaynakça
Alesina, A. and P. Giuliano (2011), “Family Ties and Political Partici- pation,” Journal of the European Economic Association, 9(5), 817-839.
Dalton, R. J. (2008). Citizen politics: Public opinion and political participation (5th ed.). CQ Press.
Freedom House. (2023). Freedom in the world 2023. https://freedomhouse.org/sites/default/files/2023-03/FIW_World_2023_DigtalPDF.pdf
Milligan, K., Moretti, E. and P. Oreopoulos (2004), “Does education improve citizenship? Evidence from the U.S and the U.K,” Journal of Public Economics, 88(3), 1667ñ1695.
Inglehart, R. ve Welzel, C. (2005). Modernleşme, kültürel değişim ve demokrasi: İnsani gelişme dizisi. Cambridge Üniversitesi Yayınları.
Ostrom, E. (2006), “A Frequently Overlooked Precondition of Democ- racy: Citizens Knowledgeable About and Engaged in Collective Action,” in Preconditions of Democracy, The Tampere Club Series, vol. 2, ed. Geo§rey Brennan, 75ñ89. Tampere, Finland: Tampere University Press.
Rivera-Batiz, F. (2002), “Democracy, goverance and economic growth: Theory and evidence”, Review of Development Economics, 6(2), 225-247.
Sen, A. (2000), Development as Freedom, New York: Alfred A. Knopf.
Stubager R. 2008. Education effects on authoritarian-libertarian values: a question of socialization. Br. J. Sociol. 59(2):327–50
Wolfinger, Raymond E., and Steven J. Rosenstone. 1980. Who votes? New Haven, CT: Yale University Press.
Varlık, Ü. & Ören, B. (2015). Demokrasi ve Temsil. SÜ İİBF Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 173(1), 173-186 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/289666
Institute for Economics & Peace. (2024). Positive Peace Report 2024: Analysing the factors that build, predict and sustain peace. Sydney: Institute for Economics & Peace. https://www.visionofhumanity.org/wp-content/uploads/2024/04/PPR-2024-web.pdf
Institute for Economics & Peace. (2023). 2023 Global Peace Index. https://www.visionofhumanity.org/maps/#/
Freedom House. (2024). Freedom in the World 2024: Turkey. https://freedomhouse.org/country/turkey/freedom-world/2024
Reporters Without Borders. (2024). Methodology used in compiling the World Press Freedom Index 2024. https://rsf.org/en/methodology-used-compiling-world-press-freedom-index-2024?year=2024&data_type=general
Danish Government. (n.d.). Society and business. https://denmark.dk/society-and-business/government-and-politics
Bergh, J., & Karlsen, R. (2023). Norway: Political developments and data in 2022: Challenges for the centre-left government. European Journal of Political Research Political Data Yearbook, 62, 391-397. https://ejpr.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1111/2047-8852.12427
YLE, Euroviisut-finaaliin avattiin Palestiinan mielenilmaus – EBU pahoittelee ruotsalaislehdelle. YLE, erişim: 1 Nisan 2024 https://yle.fi/a/74-20036946
Politico. (2023, 11 Mayıs). Leo Varadkar: Ireland to hold off Sinn Féin. Politico. https://www.politico.eu/article/leo-varadkar-ireland-hold-off-sinn-fein/
How is Iceland governed? https://www.government.is/topics/governance-and-national-symbols/how-is-iceland-governed/
Freedom House. (2021). Index. All Data, FIW 2013-2021, erişim: 1 Mayıs 2024 https://www.freedomhouse.org/report/freedom-world.
*: Bağımsız araştırmacı, Yapay Zekâ Çağında Küresel Emeğin Evrimi, Sayda Yayınları, Bursa, 2026 yazarlarından. Kitap için link: https://nobelkitap.com/kitap/yapay-zeka-caginda-kuresel-emegin-evrimi