İkilik, birliğin işçisidir

By Gök Börü

İkilik, birliğin işçisidir

By: Gök Börü

Bu iki cümle —“Makasın iki ağzı var, tek nesneyi keser.”

“Canlıların ister iki, ister dört ayağı olsun, tek yol üzerinde yürürler. — görünürde sıradan bir gözlem gibidir; fakat metafizik ve tasavvufî bir derinlikle ele alındığında, birlik ve çokluk arasındaki kadim gerilimi dile getirir.

“Makasın iki ağzı var, tek nesneyi keser” — bu ifade, zıtlıkların birliğini anlatır. Evren, iki kutup üzerine kuruludur: varlık–yokluk, nur–zulmet, akıl–kalp, erkek–dişi, madde–mana…

Her biri bir “ağız” gibidir. Görünüşte birbirine karşıdır; biri olmadan diğeri var olamaz.

Ama bu ikilik, tek bir işlevde birleşir: kesmek, yani hakikati açığa çıkarmak.
Makasın iki ağzı birbirine zıt hareket eder ama aynı hedefe yönelir — parçalamak için değil, hakikati “ayırt” etmek için. Bu, tefrik ile tevhidin beraberliğidir. Gerçek bilgelik, iki zıt ilkenin savaşında değil, onların birlik içindeki ahenginde doğar.

Yani, ikilik görünürde vardır; hakikat daima tektir. Zıtların birliği — “vahdet-i zıddîn” — burada tecelli eder. Makasın hareketi bir ayrıştırma görünür; ama o ayrıştırma aslında birliğe giden yoldur: çünkü kesmeden bütünlüğün farkına varamayız.

“Canlıların ister iki, ister dört ayağı olsun, tek yol üzerinde yürürler.”
Bu cümle, hakikat yolunun birliğinianlatır.İnsan, hayvan, bitki — her şey kendi varlık tarzında yürür ama hepsi aynı Hak yolunda ilerler.Ayak sayısı, şekil, suret, kabiliyet değişir; ama yürüyüşün yönü birdir: Varlığın kaynağına, yani Allah’a doğru.

Tasavvuf bu hakikati “her şey Hakk’a yürür” sözüyle özetler.Mevlânâ’nın “Herkes kendi anlayışınca Hakk’a yürür” dediği gibi, çoklukta farklılık, aslında bir yönelişin çeşitlenmiş biçimidir.

İki ayak, dört ayak, yüz kanat — hepsi aynı merkeze doğru akar. Zira yol tektir; “sırat-ı müstakîm” birdir. Çoğalan ayaklar, artan yollar değildir; çoğalan sadece yürüme biçimleridir.

Makasın iki ağzı, canlıların iki veya dört ayağı…Her ikisi de çokluk içinde birliğin remzidir. Varlık, çoklukla kendini gösterir; ama o çokluk, hakikatte Bir’in farklı tecellileridir.

İnsan ne zaman zıddı görse, orada tevhidin sırrı gizlidir; ne zaman çokluğu görse, orada tekliğin yankısı vardır.

Böylece, bu iki cümle birlikte şunu söyler: Hakikat, zıtların arasında iş gören bir makas gibi, ayrıştırarak birleştirir; her varlık, kaç ayağı olursa olsun, aynı Hakikat’in yolundan yürür.

İşte bu yüzden tasavvufun diliyle denebilir ki: “İkilik, birliğin işçisidir.”
Makasın iki ağzı birbirine karşı görünür; ama yalnız birlikte hakikati “keser”, yani ortaya çıkarır.

Aynı şekilde, bütün varlıklar farklı şekillerde yürür; ama her yürüyüş, Tek Yürüyen’in adımıdır.

Yorum yapın