3 Ocak 2026 sabahı saat 03:15’te Caracas üzerinde yankılanan patlamalar, sadece bir hükümetin düşüşünü değil, Batı Yarımküre’de otuz yılı aşan bir sürede devam eden bir jeopolitik statükonun çöküşünü simgelediği söylenebilir.
ABD özel kuvvetlerinin gerçekleştirdiği Operasyon Güney Mızrağı, Maduro yönetimini başsız bırakma hedefiyle yürütülen, hibrit savaşın gri bölgesinden mutlak müdahaleye geçişin en somut örneğidir. Bu müdahale, 1989’daki Panama işgalinden bu yana bir devlet başkanının askeri bir operasyonla makamından alınarak başka bir ülkeye götürüldüğü ilk olay olarak tarihe geçmiştir.
Hibrit Savaştan Kinetik Müdahaleye: Stratejik Dönüşüm
2024 ve 2025 yılları, ABD’nin Venezuela’ya yönelik stratejisinde Maksimum Baskının karmaşık bir evrimine sahne olmuştur. Bu dönemde Washington, konvansiyonel bir savaş ilan etmek yerine, literatürde Gizli Savaş olarak tanımlanan araçları kullanılmıştır.
ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM), 2025 yılı boyunca Karayipler’de seyrüsefer serbestisi adı altında büyük denilecek 14 tatbikat gerçekleştirilmiştir. Bu tatbikatlar, Venezuela hava sahası sınırlarında yapılan RC-135V/W Rivet Joint keşif uçuşlarıyla desteklenmiştir.
Veriler, 2025’in son altı ayında Venezuela hava savunma radarlarının ABD unsurları tarafından 400’den fazla aydınlatıldığını göstermektedir. Bu, karşı tarafın tepki süresini ölçen ve savunma ağındaki zayıf noktaları tespit eden bir yıpratma stratejisi olmuştur.
Müdahalenin hukuki temeline bakıldığında, Hukuk Savaşı prensipleriyle inşa edilmiştir. Aralık 2025’te ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Venezuela’yı Yabancı Terör Örgütü (FTO) listesine alması, uluslararası hukuktaki devlet dokunulmazlığını delen önemli bir hamle olmuştur. Bu tanım sayesinde, operasyon bir istila olarak değil, narko-terörizmle mücadele kapsamında bir kolluk kuvveti icrası olarak dünya kamuoyuna sunulmuştur.
Bir Devletin Finansal Ölümü
Operasyonun askeri başarısı, aslında 2025 yılı boyunca uygulanan ve ülke ekonomisini felç eden rakamsal gerçekliklerle hazırlanmıştır.
- Petrol Sektörünün Çöküşü: 2023 yılında günlük 850.000 varil olan üretim kapasitesi, ABD’nin PDVSA ile iş yapan üçüncü ülke şirketlerine (özellikle Çinli ve Hintli aracılara) uyguladığı %25 ikincil tarife baskısı nedeniyle, Aralık 2025 itibarıyla 210.000 varile gerilemiştir. Bu, devlet gelirlerinin %90 oranında azalması anlamına geliyordu.
- Hiperenflasyon ve Para Birimi: 2025 yıl sonu itibarıyla yıllık enflasyon %590 olarak kaydedildi. 2024 başında 1 USD karşısında 36 Bolivar olan kur, 1 Ocak 2026’da karaborsada 4.500.000 Bolivar seviyesine ulaştı. Halkın alım gücü son iki yılda reel olarak %85 oranında azalmıştır.
- Gölge Filo Operasyonları: ABD Hazinesi, 2025 yılında Venezuela petrolünü taşıyan 48 adet gölge filo tankerini yaptırım listesine alarak Caracas’ın finansal can damarlarını tamamen kesmiştir.
Sosyal ve İnsani Boyut: Göçün Jeopolitik Silah Olarak Kullanımı
Ekonomik çöküş, benzeri görülmemiş bir insan hareketliliğini tetiklemiştir. 2026 başına gelindiğinde, Venezuela’yı terk edenlerin toplam sayısı 7,2 milyonu aşmıştır.
- Darién Geçidi Verileri: 2025 yılında bu tehlikeli rotayı kullanan Venezuelalı sayısı, 2024’e göre %60 artış göstererek 450.000’e ulaşmıştır. Bu göç dalgası, bölge ülkeleri (Kolombiya, Peru, Ekvador) üzerinde yıllık GSYİH’lerinin %1.5’ine varan bir mali yük oluşturarak bölgesel istikrarsızlığı artırmıştır.
- Kıtlık Endeksi: BM Gıda Programı raporlarına göre, Aralık 2025’te Venezuela nüfusunun %82’si akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya kaldı. Ortalama bir Venezuelalı yetişkinin son bir yıldaki kilo kaybı (2017’deki Maduro Diyetine benzer şekilde) ortalama 9 kg olarak tahmin edilmiştir.
Operasyon Güney Mızrağı: Askeri Uygulama ve Taktik Detaylar
3 Ocak 2026 operasyonu, modern özel kuvvetler tarihinin en sofistike dekapitasyon saldırısıdır.
Operasyonda kullanılan güç unsurları şunlardır:
- Deniz Unsuru: USS Gerald R. Ford (CVN-78) uçak gemisi liderliğindeki Görev Gücü. Bu güç, Karayipler’de 16 Aralık 2025’te ilan edilen Narkotik Abluka hattını yönetmiştir.
- Hava Unsuru: Porto Riko’daki Muñiz Hava Üssü’ne konuşlandırılan 24 adet F-35A Lightning II ve siber sabotaj yeteneğine sahip EA-18G Growler uçakları.
- Kara Unsuru: Delta Force (1st SFOD-D) ve Navy SEAL Team 6’dan seçilen 120 kişilik seçkin tim, 160. Özel Operasyon Havacılık Alayı (Night Stalkers) tarafından yönetilen sessiz helikopterlerle hedefe sızdı.
- Siber Karartma (03:00): Venezuela’nın ulusal elektrik şebekesi (Guri Barajı bağlantılı hatlar) ve devlete ait telekomünikasyon şirketi CANTV, ABD Siber Komutanlığı tarafından devre dışı bırakıldı.
- Hava Savunma İmhası (03:10): S-300VM sistemleri, elektronik harp yöntemleriyle kör edilerek radar karartması uygulandı.
- Yakalama (04:15): Fuerte Tiuna askeri yerleşkesi yakınlarındaki güvenli evlerden birinde bulunan Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores, direnişle karşılaşılmadan etkisiz hale getirilmiştir. Operasyonda toplam 14 Venezuela askerinin hayatını kaybettiği, ABD tarafında ise can kaybı yaşanmadığı bildirildi.
Maduro Sonrası Venezuela
Maduro’nun Florida’daki bir askeri üsse nakledilmesinin ardından Caracas’ta oluşan otorite boşluğu, ülkeyi bir iç savaşın eşiğine getirdi. Venezuela ordusunda (FANB) görev yapan 2.000’den fazla general, rejimle organik bağları nedeniyle tasfiye veya hapis korkusuyla karşı karşıya kalmıştır.
Bu durum, ordunun tek bir komuta altında hareket etmesini engellemekte; ancak Savunma Bakanı Vladimir Padrino López’e sadık birliklerin kırsal bölgelerde gerilla savaşı başlatma riski (ELN ve FARC kalıntılarıyla işbirliği yaparak) devam etmektedir. Sayıları 350.000 ile 500.000 arasında tahmin edilen silahlı milisler (Colectivos), kentsel alanlarda asimetrik direniş potansiyeli taşımaktadır. Bu grupların kontrol dışı kalması, Venezuela’nın Iraklaşma sürecine girmesine neden olabilir.
ABD tarafından desteklenen Edmundo González ve María Corina Machado liderliğindeki yapı, ülkede düzeni sağlama konusunda ciddi lojistik ve güvenlik sorunlarıyla boğuşmaktadır. Anayasal geçiş süreci, PSUV (Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi) tabanının direnci nedeniyle engellenmektedir.
Küresel Jeopolitik Tepkiler: Çin ve Rusya’nın Tutumu
Operasyon, küresel güç dengesinde derin çatlaklar oluşturmuştur.
- Çin Halk Cumhuriyeti: Pekin, müdahaleyi egemenlik ihlali olarak kınasa da sahadaki askeri varlığı sınırlı kalmıştır. Çin için asıl kritik konu, Venezuela’ya verilen 19 milyar dolarlık kredinin gelecekteki durumudur. 1 Ocak 2026’da Çinli enerji şirketi CNPC’ye yönelik genişletilen yaptırımlar, Pekin’i pragmatik bir bekle-gör stratejisine itmiştir.
- Rusya Federasyonu: Moskova, Karayip Denizi’ne bir fırkateyn gönderme tehdidinde bulunmuş ancak Ukrayna ve Kafkasya’daki meşguliyeti nedeniyle Venezuela’daki Wagner unsurlarını ve askeri danışmanlarını geri çekmek zorunda kalmıştır.
- Latin Amerika: Bölge, “İdeolojik Soğuk Savaş” içine girmiştir. Brezilya ve Kolombiya’daki mevcut sol yönetimler operasyonu kınarken, Arjantin ve Ekvador gibi sağ eğilimli hükümetler müdahaleyi demokrasiye dönüşün tek yolu olarak selamlamıştır.
Sonuç
3 Ocak 2026, uluslararası ilişkilerde Kinetik Rejim Değişikliği kavramının geri döndüğünü kanıtlamıştır. ABD, hibrit savaşın sunduğu tüm imkanları (ekonomik baskı, siber saldırı, hukuk savaşı) bir kaldıraç olarak kullanmış ve en uygun anda cerrahi bir askeri müdahale ile netice almıştır.
Ancak operasyonun başarısı, Venezuela’nın geleceği için bir garanti sunmamaktadır. Aksine;
- Devlet Çöküşü: Kamu hizmetlerinin %80 oranında durduğu,
- Güvenlik Kaosu: Silahlı milislerin sokakları kontrol ettiği,
- Ekonomik Enkaz: Borçların GSYİH’ye oranının %350’yi bulduğu bir enkaz devralınmıştır.
Sonuç olarak, Operasyon Güney Mızrağı askerî açıdan bir önemli olsa da siyasi ve sosyal açıdan Venezuela’yı on yıllar sürebilecek bir belirsizlik ve çatışma sarmalına sürükleme riski taşımaktadır.
Karayipler artık büyük güç rekabetinin sadece diplomatik değil, doğrudan kinetik bir sahası haline gelmiştir.