Ay ile Güneş Arasında Akademisyen: Bilginin Gecesi, Hikmetin Gündüzü
07/01/2026 Çarşamba, Saat; 04:01
Akademisyen, gecenin içinden doğan bir ay gibidir. Gece, onun için yalnızca zamanın kararması değil; kalabalıkların sustuğu, gürültünün çekildiği, hakikatin fısıltıya dönüştüğü bir eşiğin adıdır. Ay gibi kendini yetiştirir: Işığı başkasından ödünç alıyor sanılsa da, aslında onu taşıyabilecek bir berraklığa kavuşmak için kendi içini durultur.
Okur, düşünür, tefekkür eder; zihnini bilgiyle değil, anlamla besler. Gecenin sessizliğinde yapılan bu iç eğitim, biriktirilen bilgiden çok, olgunlaştırılan bir bilinçtir. Ay, karanlığı ortadan kaldırmaz; fakat karanlık içinde yol almayı mümkün kılar. Akademisyenin gece emeği de böyledir: Mutlak aydınlık iddiası taşımaz, fakat hakikatin yönünü işaret eder.
Gündüz olduğunda ise sahne değişir. Akademisyen bu kez güneş gibidir. Biriktirdiği ışığı saklamaz; yayılır, temas eder, dönüştürür. Dersliklerde, metinlerde, konuşmalarda artık içe dönük bir arayış değil, dışa dönük bir sorumluluk vardır. Güneş gibi toplumu aydınlatır; fakat bu aydınlatma kör eden bir parlaklık değildir.
Bilgiyi ısıtır, anlamı canlı tutar, düşünceyi verimli kılar. Güneş, hayatı zorla şekillendirmez; var olanı büyütür. Akademisyen de topluma kendi suretini dayatmaz, toplumun potansiyelini görünür kılar.
Bu iki hâl —gecenin ayı ve gündüzün güneşi— aslında tek bir varoluşun iki yüzüdür. Akademisyen, kendi iç karanlığıyla yüzleşmeden başkasının yolunu aydınlatamaz; kendi zihnini disipline etmeden toplumsal akla katkıda bulunamaz.
Gece yapılan metafizik yolculuk, gündüz üstlenilen etik bir vazifeye dönüşür. Çünkü bilgi, yalnızca bilmek için değil; insanı ve dünyayı daha adil, daha anlamlı bir yere taşıyabilmek içindir.
Ay ve güneş arasında kurulan bu denge bozulduğunda ya akademisyen yalnızca gecenin içine çekilir, hakikati kendine saklayan bir münzevi olur; ya da yalnızca gündüzde kalır, içi boş bir aydınlatma aracına dönüşür.
Oysa hakiki akademisyen, gecede kendini inşa eden, gündüzde kendini feda edendir. Işığına sahip olan değil, ışığına emanet olandır.